https://open.spotify.com/track/0GygxBM4mVl4kJj4tpssuj?si=N83yynulQGu3SH_1giFLHA&utm_source=copy-link spoti https://music.youtube.com/watch?v=nKK1aADl0G4&si=dOgFehs1O9td1lxN yt bugün lap diye konuya giriyorum. nasılsınız kısmı en sonda, okumak istemeyen direkt oraya ucsun 🌷 eveeet, baslayalım. mutlu olmak bize neden içinde hayat boyunca bulunmamız ve hep orda kalmamız gereken bir zorunlulukmuş gibi dayatılıyor. ya da insan neden hep depresif, karamsar, mutsuz olmak zorunda gibi. neden hep ikisinden birine zorlanıyoruz, sadece ikisinden biri olmalıymışız gibi görülüyoruz. ikisi birden olamaz mıyız, ikisini aynı gün içinde yaşayamaz mıyız. insanın kapasitesi buna yetmez mi.. (soru soruyorum ama sonuna soru işareti koymuyorum, düzensiz hissettiriyor ama yazı dilinde soru işaretini gerçek görevinde kullandığımda kendimi cok ciddi ve bu ciddiyetten doğan sıkıcı biri gibi hissediyorum, her ikisini de mazur görün olur mu 😞) insanın kapasitesi buna yeter. zaten insan bence doğası gereği farklılıklar üzerine kurulmuştur. (çevresiyle olan farklılıktan bahsetmiyorum ama o da güzel bir konuymuş hee belki bi gün de onu konusuruz. 🫰) kendisindeki farklılıklardan bahsediyorum. yani hem mutluluğu hem mutsuzluğu (iki farklı duyguyu) aynı anda içinde taşıyabilmesinden ve taşıdığı bu hislerin birbirinden farklı olmasından. dünya üzerindeki hiçç kimse hayatı boyunca aynı hisleri yaşamaz. yaşayamaz. kimse ne hayatı boyunca musmutlu olabilir ne de yine hayatı boyunca hep mutsuz. hatta bence eğer eşyalar ya da duvarlar his taşıyabilseydi hayatı boyunca tek bir duygu yaşayabilmek sanırım sadece onlara özgü olurdu. e biz de eşya ya da cansız herhangi bir varlık olmadığımıza göre yaşadığımız süre boyunca her duyguyu yaşayacağız. inişli çıkışlı yaşayacağız hem de. kimsenin hayatı sonsuza kadar dümdüz gitmez, biz ot değiliz (otlardan özür) her birimiz insanız ve medyanın dayattığı hep mutlu olmak ya da hep mutsuz olmak durumunun tam tersi bi sekilde hem mutlu hem mutsuz olarak yasayacağız.